- PERİ BACALARI - KAPADOKYA / ÜRGÜP / GÖREME - NEVŞEHİR Yazdır

Peri Bacaları: Bugün Kapadokya’da büyük bir hayranlıkla izlenen coğrafi oluşumların milyonlarca yıl önceye giden uzun bir öyküsü var aslında. Bölgeyi çevreleyen üç büyük yükselti Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağı bundan yaklaşık 10 milyon önceki jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Bu yanardağlardan püsküren lavlar zamanla bölgenin geniş platolarını, akarsu ve göllerini yani 25 bin kilometre karelik bir alanı yaklaşık 100 metre kalınlığında bir lav tabakasıyla örttü. Doğa, başta Kızılırmak olmak üzere bölgedeki akarsu ve gölleri, sel suları, rüzgar erozyonu ve tüm diğer enstrümanlarıyla Tüf adı verilen ve volkanik küllerin çamurla karışımından oluşan farklı sertlikteki bu kayaları milyonlarca yıl boyunca aşındırıp oyarak bölgeye yavaş yavaş bugünkü pitoresk görüntüsü verdi. Dik yamaçlardan hızla aşağı inen sel suları, karşılarında bulduğu farklı sertlik ve dirençteki volkanik malzemeden en usta heykeltıraşları bile kıskandıracak güzellikte şapkalı, mantar biçimli, konik, sütunlu ya da sivri yapıtlar yarattı.

CAPPADOCIA: Cappadocia which is unique in the world and is a miraculous nature wonder is the common name of the field covered by the provinces of Aksaray, Nevsehir, Nigde, Kayseri and Kirsehir in the Central Anatolian region. In the upper Myosen period in the Cappadocia region as a result of the vulcanic eruptions occurred in Erciyes, Hasandag and Gulludag, in the region was formed a large tableland from the vulcanic tufas and together with the erosion of the Kizilirmak river and wind over ten thausands of years there appeared the chimney rocks which are a wonder of the nature.  In the old Bronze Age the Cappadocia which was the population zone of the Assyrian civilization later has hosted the Hittite, Frig, Pers, Byzantine, Seljuk and Ottoman civilizations. The first Christians escaped from the persecution of the Roman Empire in the 2nd century B.C. came to the Cappadocia over the Antakya and Kayseri and they have settled here. The first Christians finding the underground cities from Cappadocia have been hidden in these underground cities which gates were made in such way in which they couldn't be easily observed and they have escaped from the persecution of the Roman soldiers. Due that they had live in the underground cities for long duration without being able to go out they have developed these underground cities by making provisions rooms, ventilation chimneys, wine production places, churches, abbeys, water wells, toilets and meeting rooms. Kaynak: http://www.cappadociaturkey.net/