- TÜRKİYE'NİN YAŞAYAN HAZİNELERİ Yazdır E-posta

TÜRKİYE'NİN YAŞAYAN HAZİNELERİ


UNESCO
'nun somut olmayan kültürel miras listesine Türkiye'den yedi zanaatkâr girdi.

Çini ustası Sıtkı Olçar, Karagöz ustaları Tacettin Diker, Orhan Kurt ve Metin Özlen, Âşık Şeref Taşlıova, keçe ustası Mehmet Girgiç ve çam düdüğü ustası Hayri Dev önceki gün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen bir törenle ödüllerini ve beratlarını aldı. Törende ayrıca Kültür Bakanlığı'nın hazırladığı yaşayan bu yedi zanaatkârın hayatını ve mesleklerini anlatan belgesel film gösterildi.

 
Türkiye'de çini sanatı denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Sıtkı Olçar, dünyaca tanınan bir usta aslında. Olçar'ın ismi Kültür Bakanlığı tarafından UNESCO'ya 2008 yılı Somut Olmayan Kültür Varlığı olarak bildirildi.



Karagöz oyunu yok olmadıysa bu üç isim sayesindedir: Tacettin Diker, Orhan Kurt ve Metin Özlen. Bu yüzden yaşayan kültür hazinelerimiz olarak dünyaya ilan edildi.

Âşıklık geleneğini yaşatan ve Türkiye'yi temsilen dünyada birçok festivale katılan Âşık Şeref Taşlıova da ödül alan isimlerden biriydi. Keçeyi modern dünyayla tanıştıran Mehmet Girgiç de Türkiye'nin yaşayan insan hazinesi oldu.

Çam düdüğü ustası Hayri Dev, ödülü aldıktan sonra salona döndü ve "Kıymetli olduğunu ilk Fransızlar bildi. Romalılardan evvelinde varmış. O kadar kıymatlıymış. Bu ödülü aldığım için gururluyum." dedi. Yaşatmaya çalıştığı kültürü ilk Fransızların keşfetmesinden dolayı buruk bir mutluluk yaşıyordu çünkü. Kültür Bakanlığı artık her yıl, 'Türkiye'nin Yaşayan İnsan Hazineleri'ni tespit edecek ve UNESCO'ya bildirecek. Böylelikle hem dünya kamuoyu hem de Türkiye somut olmayan kültürel mirasımızdan haberdar olacak.

***

Çini ustası Sıtkı Olçar: "Takdir edilmeyi çektiğimiz çilelerin karşılığı, aldığımız bir ödül olarak görüyorum."

Karagöz Ustası Tacettin Diker tam 60 yılını bu işe vermiş. Diker, "Karagöz itilip kakılıyordu, hamdolsun bu günleri gördü." diyor.

Keçe ustası Mehmet Girgiç, "Artık daha çok çalışmam lazım." dedi. Böyle bir ödül almanın önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyor.

Karagöz ustası Metin Özlen, devletin ve milletin onları sahiplenmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söylüyor.

Âşık Şeref Taşlıova: "Çok ödül aldım ama en değerlisi bu. Diğer ödüllerimi göğsümde taşıyordum, bunu başımın üzerinde taşıyacağım."

Orhan Kurt, 1942 yılından beri Karagöz'e hizmet ettiğini söylüyor. Kurt, ödülünü aldıktan sonra "Karagöz'ün Türk'ün malı olduğu tescillendi." dedi. ZAMAN